
ve noktalı virgüllü
Körpe ağaçlar gördüm devrilen
devir eşittir bu devir / toprak gri gök gri
tek dişine takılmışız çağın
siyahı yutmuş canavar / beyazı
tam yok hiç yok
her şey olabildiğine yarım
her şey olabildiğine ortada / ortasında
dal kabuksuz şairler dalkavuk
kovuğunda birikmez doğanın acı
yok et var’ı yoket
tek olan var olandır çünkü
ter nereden dökülürse orası kutsaldır
Samsa’nın sırtında elmadır gerçek olmayan gerçek.
sözü süz şairsen küfret
devir eşittir canavar / diş eşittir sanat
siyahı yok eden beyazı yok eden tanrılardır.
bakın
taş toprak su / ne kadar değersiz
onları değerli kılan çevresindekilerdir
biz bizi kaybettik biz iki zıt çevreydik
siyah beyazı yırtmasaydı ve beyaz siyahı zehirlemeseydi
bir iğne bir sineği öldürdü / gerçeğe Aleyküm Selam
bir iğne ineği kuşu insanı ve toprağı öldürdü
gerçeğe inanılır / olağan dışı gerçektir / acılıdır
ve noktasızdır acı / bir sürü virgülle sonlanır
noktaydık
yazık / bir sürü sonsuz virgüller yarattık
bitmek güzeldi / nokta inanılacak güzel bir tanrıydı
bitmek güzeldi / tek doğru sonsuzluğu yarattı.
körpe ağaçlar gördüm devrilen
çürüyen fidanlar ve yanan, yanıp kararan yapraklar
hepsi uçtu göğe yükseldi(ler)
sonu buldular / bilinmeyen sonsuzluğa bilinen
tek sonsuzluğa erdiler
ömer yıldız
(2014-2021, İstanbul)



