şiiryayınlar

tebeşir tozundan devrim – buğra kavukçuoğlu


Tebeşir Tozundan Devrim


sular bastığında kenti yangınlar sırasında
ama gerçekten kör bir dilenciydim camide
anneme gelirken bir ekmek alabilirsin baba
en taze meyve sebzeler çöp kutularındadır
bana elma teyze bana portakal al amca
çoklara karanlık daha ağır çöker; ışık pahadır
ve ben, devlet kapısında üşüyen çocuk kadar ürkek
para istemiyorum abi bana simit al, su al bir tane

devletin gölgesi büyüdükçe toprak küfre keserdi
minarelere sinen pas, duaya değil korkuya ses verirdi
ülke, karanlık bir kazan gibi günahıyla kaynardı
ve biz, kutsalı bile çalınmış bir halkın yetimleri gibi yanardık

ama gerçekten kör bir dilenciydim camide
anneme gelirken bir ekmek alabilirsin baba
en taze meyve sebzeler çöp kutularındadır

açlık, damarlarımızda çivilenmiş bir hükümdar gibi yürürdü
devlet, karanlık bir fırın: içimize sadece küf kokusu sürerdi
çocukların mideleri boş değil, sessiz birer manifesto olurdu
sokaklar, otoritenin açlığa attığı paslı zincirlerle dolardı
gökyüzü bile vergi keserdi üzerimizden geçerken kuşlar
ve biz, karın gurultusuyla iktidara küfreden rüzgâra dönerdik
kurtulacağız işte; bir çocuk, devletten hep tebeşir tozuyla kaçar

çarmıhı geriyorum kızılayın kurban konserve kutularına
komşu da aç komşusu da kül de muhtaç komşulara
bu kış hava tahminleri en acı haberler arasındadır
anlaşılan bariz şudur ki devrime giden yol mideden geçecek

ama gerçekten kör bir dilenciydim camide
anneme gelirken bir ekmek alabilirsin baba
en taze meyve sebzeler çöp kutularındadır

karnımız değil, kaderimiz de daralıyordu meydanlara sığmazken.
açlık, halkın içindeki gizli devri açınca; devrilmeyen tek şey,
meydanda birbirine tutunan eller oldu. yoksa ölecektik.

buğra kavukçuoğlu

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu