kötülük için afişler – yuja dab

Eşyanın tarımında, tarumar cesetler biçilir.
Islıklarla eşlik ederim
Kalbim, askılarda çürümeye terk edilir.
Betonlar eritir, gözyaşlarıma ekerim.
Bana uyuduğum milyonlarca dakikanın hesabını sorma
Pastan kurtulmuştum orada.
Çiviler ıstırap kokuyor, yorganın kahrolduğu yer burada.
Kapattım ellerimin dokunduğu her şeyi
Avuçlarımda suyun bile kaybettiği bir savaş var bu çağda.
Mitlere inandım, hikayeler anlattılar.
Yalanın tüm çeşitlerinden tattım.
Bin dokuz yüz kırk beş:
Kötülüğün doğumunda, herkesin sancısı haklı.
Buna da inandım.
Kabullendim.
Afişler okudum, monologlar dinledim, propagandalara kandım.
Prangalara ve protestolara iyimser kurşunlar sıkıldı.
Kurşunların çıktığı yerlere başarı hikayeleri astılar.
İnandım.
Herkes kendi tarihinde birer tanrı gibiydi.
Ben, sadece uyandıktan sonra
çiçeklerin dilinden anlayan kuşları penceremde görmek istedim.
Onları da vurdular!
yuja dab



