
BAHARLAR VE KAN
Sevgili Dayıcığım, bu dizeler sana;
varlığınla hayatımıza kattığın neşeye ve
gidişinle bıraktığın derin boşluğa bir ağıt…
Hep kalbimizde yaşayacaksın.
önceleri buralardan, yalnız baharlar geçerdi.
Sonra bir gün sen çıkageldin.
Bir devlet emriydi, tek bir canlı bulunmayan köyler.
Birikimli bir kin, bir öfkeyle ilerliyordu her şey.
Bu coğrafya, bu kanlı göl, bu ter kokan toprak,
her saat biraz daha tarihe gömülüyordu.
Önceleri yalnızdı baharlar.
Varoluşun, ev denilen maddeyi ağırlaştırmıyordu
Denilmelidir ki baharlar yine yalnız.
Ama farketmez.
Çünkü artık yalnızlık kanıma işlendi.
Bazı günler, sarhoş bir zevkle, içiyorum kanımı.
Damlatıyorum kahveme ve çorbama.
Hislerim, ahmaklaştı.
Ruhum cehennem çöllerinde – adım adım
uzaklaşıyor evden
muhammed bozkurt



