seviyor, sevmiyor – alpay eglenen

Herkesten nefret ediyorum, herkesten nefret ediyor; çünkü onlarda var ama bizde yok diyorum, evet diyor; ama diyorum, bizdekiler de onlarda yok, evet diyor. Neye yarıyor peki? Hiç. Karşılıklı nefret ediyoruz herkesten.
Sen de insansın onlar gibi, bana onları hatırlatıyorsun; bazen senden de nefret ediyorum. Ben de senden diyor. Bazen sen dahil kimseyi sevmiyorum diyorum. Ben de diyor. Sarılıyoruz.
Yürüyoruz dağılık, insanlık dağlık; ayaklarımız çıplak, tabanları kesik; taş köşelerinde kan izleri, yalıyorlar ve o kadar yumuşaklar ki kesilmiyor dilleri. Her adımda biraz daha kan kaybı, her adım ölüme mi? Buluşsak mı geri? Takipteler mi? Dön arkanı, yürü yavaşça, nasılsa kör gözleri.
Bizim yaralar kabuk bağladı bile, onlar düşünsün sonrasını; pıhtılaşan kanımız dondururken damarlarını.
Herkes öldüğünde her şey ikimizin mi? Sevebilecek miyiz o zaman birbirimizi? Engel olan ne şimdi?
İçten içe benden önce kurtulursan diye korkuyorum diyorum. Ben de senin benden önce kurtulmandan korkuyorum diyor. İnsan sevdiğinin kötülüğünü ister mi diyorum. Sevginin gerekçesi o kötülüğün olması ya da olmaması, aynı anda ikimizde diyor. Haklısın diyorum. Sevgi budur, bir sebebi olan yakınlık; maddi ya da manevi. Seni seviyorum diyorum, şimdilik. Ben de diyor, şimdilik. Sarılıyoruz. Birlikte batarken ya da birlikte çıkarken birlikteyiz sadece.
Farklıyız diyorum, farklıyız diyor. Herkes çıkarken biz batıyor muyuz? Evet diyor. Herkesten nefret ediyorum diyorum, ben de diyor. Seni seviyorum diyorum, seni seviyorum diyor.
Ayağım takılıyor, sendeliyorum, bir adım önüme geçiyor ve öldürüyorum. Seni artık sevmiyorum diyorum. Çoktan çok uzaklaşmış, duymuyor. İçimdeki cesedine bakıyorum, çürümüş insan yığınının tepesine konuveriyor.
alpay eglenen



