philedelphia deneyi – vealtug

Philedelphia Deneyi
çocukluğumun yaz akşamlarında, marmara kıyısında bir sitede, saklambaç oynarken istemeden de olsa bu deneyin birebir replikasını yaşadığımızı fark ettim biraz önce.
12-13 yaşlarındayız. yaz akşamı, denizden hafif bir yosun kokusu geliyor, ağustos böcekleri yayında, ben “önüm arkam sağım solum sobe” diyerek elimle duvarı tokatlıyorum. herkes bir yerlere dağılmış, klasik senaryo işte. birkaç kişiyi kolayca buldum, ama bir arkadaşım –adı bende saklı, tuhaf bir karakter ama kendisi hâlâ kadim dostum. derken sitenin denize bakan terasında gördüm onu, loş ışıkta bir duvarın hemen önünde, dimdik ayakta duruyordu. kıpırdamadan, bir heykel gibi. ciddi, ürkütücü derecede kararlı bir ifadeyle duvara bakıyordu.
“oğlum iyi misin?” dedim.
cevap net. gözlerini duvardan ayırmadan söyledi:
“duvardan geçmeye çalışıyorum.”
o an zaman durdu. rüzgar sustu. yazlıkta kısa süreli bir elektromanyetik alan çöktü. o çocuk –ki ileride yazılım mühendisi oldu, şaşırmadık. o yaz akşamı philadelphia deneyini kendince başlatmıştı aslında. gemi yoktu belki ama niyeti sağlamdı.
ne yeşil bir sis oldu, ne de teleport… ama zihnimde hâlâ o anın garipliği, bilimle deliliğin ince çizgisinde duran o çocuk ve gözünü kırpmadan bir beton duvara inançla bakışı var.
şimdi dönüp bakınca, o aslında bize çok şey anlatmaya çalışmıştı.
bazı insanlar saklanmaz.
geçmeye çalışırdı.
vealtug



