deneme/poetikayayınlar

gösterişsiz kıyamet – yiğit ergün


zarı bukelemeun ibret istifli. hücrede hain hokka tininde yaşam bulan fonksiyonlar hep gelişine hayat. oysa uyluğunda oyalanacaktım kırbaçlı kakule. günbatımlarında nükseden sayıklamalar salıverilmiş sabahlara ekarte. sessizlik rol çaldı oyundan, ardından azledilen süslü seferin ibriğinden usulca geçtim. kendimden çıkmaya çalışıyorum.  yemin bozuyorum ama günahlarımın dozunu azaltarak çırılçıplağın eşiğin çürüğünde konuşlanmış, uçurumdan ateşin geçmesini bekliyorum. vuslat vakti yakın gözükmüyor, yine duygusala bağlatan elektronikler çalıyor, yine boynuzlanıyorum anılarımdan ve yine lanet özlüyorum seni. bir bardak çay koydum kendim kendime gelmek istemedi. sıyrıldı jiletler haykırmalar sıralandı, bir yapıp bir bozduğum toz bulutu evren. ona hiç paralel olmayan zehirli menekşe. her şeye yemin etmiyorum artık ve olabildiğince antikapitalistim. sirenler siyasete karışmıyor. yalanlar gerçeklerle içli dışlı. birisi nerede diye aramaya gerek yok. çünkü herkesten her yerde var. her şeyi herkesin yapabildiği ve her şeyden herkes çıkartabilen sistem. hayali hadım besmelesi hüsran bir arıza salgını. herkesten her şey çıkaratabilen evren. sistemli güncel kuluçka sosyolojisi.

bacaklarımın ağrısında arizona örümcekleri fink atarken boylu boyunca uzanmış çıplaklığından erojen bölgeler yaratıyorum. hıçkırıklarda karışacak kadar homojen devişiyor aramıza türbülans trafolayan çıta. her şey daha da pahalılanıyor her şey aynı olduğu gibi ama günaşırı pahalı. mutsuzluk ve arabesk trend, bokunu kusarken iyi beat atanlar rap ve sanki çanlarını perişan olmuş götlerimiz için çalıyor düzen. bozuluyor işte eklemlerim koltuklar çok diazepam yükseliyor sanki aşındıkça merdiven bu kadar toplaşıp da yağmaması hayra değil bulutlar, beni yakala ama öyle bir yıka ki kirlerim bir daha çıkmasın üstünden. seni hikâyenin tam burasında evire çevire becermem gerekiyor. gereksiz laflarla lahit hiç olmadığı üçgenlerin içinden çıkıyor çizgiler. kanım yerinde durmak istemiyor. komik videolar icat edildi edileli boşalma gülmeler. nerdeysem oralı değilim. kimsem kimseye ait değil. sırf ibneliğine gıcırdıyor pencere önüne tüneyen kuşlardan peşpeşe intihar huyu kurusun huysuz batınlar, (sana yolladığım şarkılarda seni arıyorum. seni merak ediyorum) açıklaması zor açıkla nasıl hoş düşler ve yerinde duramayıp yerlileşmeyen düşlemler, ah sızılar boyna infilak, sızıntılar hep ciğerden.. böyle giderse bu kapital on yıllar daha bütün hevesimizi kirletecek.. lanet olası zamanlar vardır, bazen çoğalır öyle zamanlar, işte bu günler hep bugünlerde böyle zamanlar kuşatmış bizi zindanında mahkum maymunlar gibi hindiliyor.

sesli bir uyumdan çıkan yenilikçi hiziplerle donanıyor kendine devrim endeksleyen salıncak. ayakları küçük ve burnu dik ardışık angutlar diyarında soluk alacak alice. savaş sayfa açacak, soygun saf bileyecek. içimi hiçlikle dolduran senfoni kulağıma montesibel delirircesine hiç gitmediğim bir yeri bana kakalamaya çalışıyor zabit. öyleyse soyunmalısın. soyunu sopunu görmeliyim..

hatlar kesildi ve halatlar urgan oldu. kim bilir kimin piçleri yeterince âlemde has hercümerç. gel bul beni labirentte bul karanlıktan kanattığım uzuvları cinyaetlerimle kolajla. fıstık ez bana fal bak. eşarbını başından taşan saçlarınla kombinle ve loş ışıkta seni baştan çıkarmamı bekle.. kazan kaynarken çıkan buharda izler bırak. yolumu yanıltan yalanlardan arındır ben. gel. gel de iklimi kurtar.
aklıma gelip yazıya almadığım öyle buluşlar var ki bunları bulma ve o bulmacada kaybolma anlarımı, hiçbir zaman o anda akla geldiği gibi etkileyici anlatamayacağımı bilerek şu yeşil mavi manzarada sana anlatmak istiyorum. gezmediğimiz gezegenleri diziyoruz ne kadar etkili ve ne kadar alçak müfredat dünya tarihini ve gidebilecğimiz sınırları, kan ve şantajla oluşturan şirket her yerde her flamada içini vitrinle dolduran bilindik ve anonim şirketler. beyhude biliyorum ama yansın kapital ve çok zengin oligarklar ölsün. burda fitim. zenginlik fakirlikle beraber bitsin. ama orta sınıf konforuna ve küçük burjuva birçok zevke sahip çıkalım. biraz spor, sanatsal aktivite ve bir sigara yapalım.  inleyen nağmeler nâm-ı diğer bilader açıp kapanan gökyüzü, rengini gizleyen siyahlar. ahtapot ve üstü çizili muşamba görüyorum bu sıra rüyamda.

elvedalar rol çalıyor olması gereken oyundan. istila istiyorum gözlüklerin metallica, çığrından çıkıyor çığlık o an herkes bayramlık coşkular yaşatan anılarda savrulup bükreş oluyor. izne yeni çıkmış çarıklı inziva. sömürgeciler hiç durmuyor tersine ayna gemiler, ülkemin üstünde tescilli lisanslı tecavüzler. istemeden bir şey olanlar cumhuriyetinde belirsiz bağdaşlar kuruyoruz. duman oluyor derman çifte kavruluyor beklenti. herkes birbirinin umuduna sıçıyor. hesaplar çoktan yapılmış yolcular yoldan çıkmaya hazır. maskenin üstündeki el dokusundan iltihaplanıyor. bazı zamanlar vardır, şeytan niyeti kışkırtır. vakitsiz öten horoz ibibiğinden iğdiş olur. mücadele delikli bir dalga olarak kazınır belleğe. en afili ateşlere sırnaşıyor şiir. ateş bir keş gibi yanıyor durmadan. birden aklıma geliyorsun. dört sene öncesi sende akan takvimler, bir yapıp bir bozduğum tozdan evren. bir düşününce ne saçma evrim. yanımdan hiç ayrılmayan bir pişmanlık şemsiyenin ucuna yuva yapan şimşek. saçma sapan sorumluluklar kuşatılmasında enerji emen düzen. evvelden kurulu düzenim olsaydı hiç böyle anarşistlikler yapmazdım diyorum. sonra yok hemen vazgeçiyorum. bu dünya her türlü karıştırmaya değer.

olur mu böylesi de mora süründü her yer her yerde aynı hedeflere odaklanan frensiz kitleler, herkes her an herkes olabilir. kimse kendisinden haberdar olmuyor.  dünya dönmekten duruyor. sabır taşlarınının çatlaklarını siber yalvaçlar dolduruyor. ekstra bir şeyler vadetmek gerekiyor insanın dikkatini okşamak için. algıda ırzına geçilmeden algılanmıyor algı zaten başını bozan bulmacanın tarihte parende testi su yolunda belli ediyor niş nereye nakışlandı. size buharadan bahsedebilirim ya da boynuzdan akan kandan. böylelikle uçurumlar uçkurlarına düşer.

yiğit ergün

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu