direniyorum – hüseyin veral

Kelimelerim, canını yakmaya korktuğundan bir hayli zarif davranıyor cümlene dizilirken. Ve ben, sana merhaba demek için direniyorum, kadın. Yanlış anlama, buna layık olmadığından değil. Zaten, nasıl söylemeye cesaret edebilir dilim, sen tüm ihtişamınla karşımda duruyorken? Kaygılarım var, korkuyorum o tufanın içerisine tekrar çekilmeye. Uzun zamandır kendi yağımda kavrulmuşken, birkaç yenildiğim kısa süreli savaş harici , sen okyanusunda küçük bir tekne olayım istiyorsun. Olurum, nedir ki senin hırçın sularındaki dev dalgalardan sağ kurtulmak? Sonunda kıyıya vurduğunda yorgun bedenim, son enerjimle seni görüp gitmeye isteyenim.
Bunlara rağmen direniyorum sana merhaba demeye. Sen bana merhaba demek için direnme, kadın. Merak etme, zihnimin sana ayrılan kısmında çalışan ne varsa, seninle sohbet için kalıyor mesaiye, hem de aile tarifesiyle. Direnme, kadın! Ben bilmem sevilmeyi, anlayamadım ne olduğunu yaşadığım hayatta, yine de merak etme sakın, sevmeyi düşünmeyi hiç bırakamadım ve onu anladım, anlaşılmayı istediği kadar anladım. Unutma, yalnızlık başıma senelerdir açılmış bir dert, aynı zamanda ayrılmayı kabul etmeyen bir sevgili. Onunla savaşımda galip gelmesi için çıldırttığı zihnime rağmen, bana merhaba demek için direnme, kadın. Ben, onun çıldırttığı zihnimin derinliklerinden seni bulur çıkarır, kelimelerimin dizilişinin narinliğine kurşunumun sonunu karalarım.
hüseyin veral



