yarım kalmış bir şiir bağzı rivayetler – kağan susam

sararmış kağıtlara kan bulaştırdım,
bir çarşafla yüzdüler derimi,
gecenin içine düştüm elimde değildi.
elimde olmayanları çektim hep,
beynim ve kalbim ters orantılı çalıştı,
birinin durması gerektiği bir gün,
beynimden yana kullandım hakkımı,yok ettim onu.
gökten kaç elma düşüyordu çocuk masallarında hatırlamıyorum,
keşke ruhumda süzülse tekrar ve bana ya da bir sokak köpeğine armağan etse tanrı.
kabullenebilirim ruhumu tekrar,
süzülmüş,
arınmış ve tertemiz.
bir alkolik damıtsa beni mesela,
karışsam el yapımı votkasına ve öldürsem boğazından geçtiğim herkesi tek tek.
boğaz demişken canın geldiği noktaya değmişken.
ilmeğe dokunmadan bir düğüm daha atmadan geçmek olmaz.
Rivayet
iki elimde iki büyük oyuk,
isa’nın yaralarına benziyor,
sanmıyorum,
isa falan olamam ben.
hem o kadar temiz değil benim ruhum,
yüce bir meryemden fırlamadım dünyaya,
gogol’un paltosundan düşmüşüm,
rivayet,
hatta ileri giderek yırtmışım paltoyu,
benden sonra kimse düşmemiş o yüzden.
bukowskinin şarap bardağında boğulmuş bir sinek bile olabilirim,
kim bilir ?
insan olmaya kalkıyorum bazen,
sonra bir suçluluk bir öfke kaplıyor içimi.
Sonbahar denen mevsim başlıyor
ve
bir sana dökülüyor ağaçlarımın yaprakları.
şiir sonu şarkısı
-Terry Callier -You Goin’ Miss Your Candyman
kağan susam



