
TUTANAĞA GEÇMEYEN GERÇEKLER
Ağaçlara söyleyin, yastıklarını alıp uzansınlar kırsala.
Dağlara söyleyin, merdivenden inip yerleşsinler kentlere.
Söyleyin gökyüzüne, bulutları indirip çatılarda uyutsun çocukları.
Rüyaların ağaçları kurudu, dağları yıkıldı içimizin.
Taşlar, mahkeme kararlarından daha dik durmayı öğrendi.
Yaşamanın şüpheli eylem sayıldığı gün
Silah, en gösterişli kravatını bağladı boynuna.
Namus susturucusu takılarak çekilmiş tetik, dedi biri.
Sesler yükseldi salonda:
-Çünkü meydanlar boş; suskunluk oldu en gür alkış sesi!
-Çünkü imza günleri denetimli; mezarlıklar açık cezaevi!
-Çünkü manşetler kandan giysili, etekler katili!
-Çünkü kadının geçmişi, failin ikbali!
Adalet salonda değil,
Tabutta geldi duruşmaya.
Örtüsüydü dikkatimi çeken
“Ben susmuyorum, sen duymuyorsun” yazan.
Kalem oynatmadı kâtip
Gerçekler tutanağa geçmedi.
Hakim kararını okudu:
Delil yetersizliğinden ve tahrikten katile ömür boyu itibar verildi.
fatmanur korkmaz



