takıldığın ağda taklaya gelme oğul – ceyda badanka

Aç gözlerini oğul
Dört duvardan ibaret olan
Bu sessizliği sona bağışlıyorum
Işığı tersine çevir oğul
Ayaklarına yığılan bu köşe koca bir illüzyondur
Sus
Sus ve seviş tanrısal kaybedişlere
Sorumsuz düşlerin eşiğimde gülümsüyor
Gizemli kirlenişleri döngüne akıt oğul
Bak diğer köşe hareketsiz bir karnaval yeri
Acı deneyimlerin sabrıyla yatar zamansızlığım
Ben bu oyunun en yasaklı mırıltısıyım
Belirsizliğin ölümüyle yıkan oğul
Bakma artık içimde yuvarlanan ve parmaklarıma
Dolanan bu yakıcı ateşe
Babamın gözyaşıdır diyorum cehennemdir ertesi güne
Saydamlığın emriyle dile geliyorum oğul
Bir yumruk iniyor inançsız gözlerime
Utanma diyor bir ses utanma
Kavra etinden kalanı açığa çıkart kör titreşimi
Esirgeyen ve bağışlayan annemin eliyle
Terlemiş her camı canımla yıkarken
Soylu bir kapıya bağışlıyorum bu körlüğü
Boyun eğmiyorum sana
Boyun eğmiyorum bu cehenneme
Elimdeki yasaklı meyveyi ısırmak sayılsa bile
ceyda badanka



