şiiryayınlar

orman iblisleri – baha senar


Orman İblisleri

Hissediyor musun?

     Güneş alnını eritiyor,

          rüzgâr yüzünü okşuyor,

uyuşuyorsun.

Buraya kaçıp geldiğin o renksiz hayat

     şimdi geri çağırıyor seni

          gitmek istiyorsun

              ama gidemiyorsun

                   gidemeyeceksin

                        çünkü sen

hapsoldun artık buraya.

Tırmanırken kayalıklardan

     takılacak ayağın

          düşüp başını yaralayacaksın

sırf ayağın takıldı zannedeceksin.

Ağaçların arasında gezinirken

     etini kesecek dikenler

          kanınla beslenecek kirli toprak

sırf diken yarası zannedeceksin.

Şiddetlenecek bir anda rüzgâr

     yitireceksin dengeni

          üşüyecek ruhun

sırf rüzgâr esti zannedeceksin.

Ayak bileklerinden yakalayacağız seni

     beklemediğin bir anda

          liderimize götüreceğiz

harlanan ateşte işkence edeceğiz.

Tepesinden uhrevi dağın

     üzerine kayalar fırlatacağız

          bütün kemiklerini parçalayıp

bedenini geberteceğiz.

Kazığa bağlayıp ruhunu,

     ateşe vereceğiz

          sana dair ne varsa

küle dönüştürüp üzerine sifon çekeceğiz.

Yok ederken seni biz bu ormanda,

     Lucifer’ın ruhu dolanıyor ağaçların arasında

          dinle, duyacaksın onun baladını dağlardan

saracak seni düşenin felsefesi beklenmedik anda.

Tüm bu vahşetin sana yaşatılan

     kaynağını merak ediyorsun

          orman pornosunun faillerini arıyorsun

günün sonunda bizimle karşılaşıyorsun.

Çıktığın zaman karşımıza

     tutup götüreceğiz seni

          karanlık mağaramızda

kafayı çekeceğiz kanınla.

Kolye yapacağız memelerinden

     kemer yapacağız penisinden

          kullanacağız her zerreni

kurbanı gibi bir Kızılderili kabilesinin.

Siklerimizi açıp

     sütlerimizle boyayacağız seni

          insan doğası gibi kokacaksın

biraz acı, biraz leş gibi.

Gömüp toprağın altına

     konserini dinleyeceğiz patlayan organlarının

          şarap şişeleri boşaltıp mezarına

bir ağaç yeşerteceğiz sarhoş mezarından.

Bir ateş yakacağız,

     ormanın derinliklerinden

          onun ışığına çağıran

dünyayı kasıp kavuran.

Kemik tozlarıyla ölü hayvanların

     pentagram çizeceğiz kayalıkların arasına

          boyayacağız kemik beyazı yıldızı kızıla

senin sivri kayalara saplanmış cesedinden akan kanınla.

Kapşonlarımızı takacağız,

     karanlıkta esrirken

          ormana sahip olurken

kan abislerini meskenimiz bellerken.

Bir ritüel yapacağız,

     kara mumlar yanarken

          sen masumca can verirken

ruhunu Şeytan’a teslim ederken.

baha senar

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu