
ıkınmaktan kıçı yırtılan bir halk olarak sıkacaksam gözyaşlarımı
gecenin zifiri karanlığına
katlanacaksa nazına
sol avcuma devrimlerini gömmüş cigaramın kafasını yumruklayan düşlerimin
ışığı kıskandıran şıklığının kurbanı alkolünden çalınmış biram
senle sansasyonel seksi reddediyorum
sakat cumhuriyetimizin bana verdiği asalak yetkiyle
kötü yazılmış hikayelerin iyi anılan ana karakterinin
annesini sorgulatırken bana
tanrı sanki var gibi dedirten fotoğrafların
yaşamak istedikleriyle yaşadıklarının, aşmak istedikleriyle aştıklarının
mırın ve kırınlarının darbeleri altında bir enkaz bir Kafka
isyan ediyorum
yorgun ve dargın ama gıkı çıkmayan bir zavallı olarak
sesi kendine bile ulaşmaktan aciz koca bir sarhoş gibi
firar ediyorum kendimden
ne senle ne de sensiz olacak bir playlistin ortayı az geçkin bir şarkısında
balkon kelimesinin andırdığı özgürlük şarkılarına yutkunuyor
içim diyerek ifade edebildiğim
elle tutulmaz gözle görülmez organımda bi’ şey
artık senin şeyinden aşağı Kasımpaşa olan halimle
vakitsiz bir salaya aşeriyor çimleri yanmış ruhum
ama ben
dün geceki intiharımdan kalma urganın boynunu kesiyorum
düşüyor tavandan iki eli de el gibi
başı kaşınmış kaşısın iyice
kafası karışmış bir düzene koysun
kırışmış madem aklı ütülesin açılana değin zihninin fitilleri
ağzımdan nefret edecek kadar çok söz verdim ben aşkım
ağzım dururken kendimi vurmak?
kendimi vurmaktan kurtuluş ummak
-mak –mek diyerek mastır yapmak bu yarışın Türkiye ayağında
bunların hepsi c’an sıkıntısı, ömür törpüsü, olduramayışlarım
derken kopardığım kayışların bana verdiği yetkiye dayanarak
dolduramadığım bütün kadehlerin acısını ciğerime alıp –lıp – lıp
defoluyorum
kasnağım kırık, derim yırtık
güle güle zilli sevgilim
bende seni eyleyecek tını
kalmadı
fahri küçük



