
İman bir inat biçimidir
üstümüzde bir şeyler denendiği kesin
bu bir nüfus planlaması ya da bir aşı
hatta simülasyon teorisi bile belki
üstümüzde bir şeyler denendiği kesin
evrim bir kanun ama bazı anlamlara gelmiyor
zaten çoğu şey herkeste aynı anlama gelmiyor
ben bir rengi seviyorum biri çiçeği koparıyor
sen beni seviyorsun savaşa gönderiyorlar
ya bir düzine züppe ya da Lâ İlâhe İllallah
yalan çok para ediyor bunu hep öğreniyorum
emek de para ediyor kaşar ekmek yok salam
ya içimizdeki laboratuvarlar ikiye bölünmüş
ya da biz bir laboratuvarun içindeyiz kubbede
sen biliyorsun bazı şehirler çoğundan güzel
bazı köyler var artık yok bazı köyler belediye
bir de şeytan bu kadar sistematik çalışamaz
ve Allah neden her yüzyıl zorlaştırır ki sınavı
adını anmışken Rabbim bana artık sabır verme
ibadetler bir rutin ama bazı anlamlara gelmiyor
ruha bilinç ya da dışı diyeli asır geçti artık
hocalar var cin çıkarma ve tecavüzde birinci
bazı da hocalar iyileştirme ve öğretmede ikinci
sormadan olmuyor bunca beyin kimin bilinci
bunlarla da geçmiyor hayat sen, o, biz de var
senin incilerin var boynunda, annemin de vardı
kincileri de var bu deneyimin, annemin yoktu
hata yapmaktan korkuyorum hissi de bir hata
çizilir, façalanır, çizgileşir, çatlar ve elbet kırılır
ne büyük düşlü insanmış dediklerimizin hepsi
sana gelelim yine, sana gelmek çok güzel, hoş
sonra ona, oradan bir filme falan gideriz, biz
sigarayı da bırakma yaşımız geldi deriz arada
demek bir şeyler var hala umut gibi keskin hassas
üstümüzde bir şeyler denendiği kesin, denediğimiz de
evrim bir kanun ama bazı anlamlara gelmiyor hala da
bu arada bu kadar alıngan şeytan bu kadar kandıramaz
her çiçek ışığı sevmez, her çiçek fazla suyu sevmez, her
biz yine de, bizi biz yapan hatada ısrar ederiz
çünkü iman biraz da yanlışta diretme cesaretidir
ve hâlâ birbirimizi sevebiliyorsak belki de bu
bir sevgi deneyidir.
buğra kavukçuoğlu
fotoğraf : noyan coşkun



