bacak arası – uygar çataltaş

Sabrın sınırlarını zorlayan bir öfke patlaması ve
ardından gelen sakinlik hissiyatı,
Gibi durgunum şu an
Huyum, suyum ve yoksunlaşan
ruhum,
Giderek yorgunlaşan bir umut
Beraberinde getirdiği amansız ve zamansız yağmurlarıyla (kapkara bir bulut)
Yağmaya çalışır yağamaz
güneşi görür
Açmaya çalışır da açamaz
Yer ile gök arasında kalır
Kalır kafamda pişmanlık dürtüsüyle
Bir nehir, akıntısıyla alır
götürmemeye çalışır
Her şeyiyle bana bırakır unutmaya çalıştığım ne varsa
Umut ve unut arasında kaç değişik harf kaldıysa
hepsini bırakır, beni seni, o su ve bu su hepsi yapayalnız kalakalır.
Aşağısı ve yukarısı belli olmadan
Bacaklarının arası bir karın ağrısı
Hani dört haftada bir gelir
Kasıklarında birikir
Sonra dert olur bütün doğumlar
Ve yeniden yeşerirken içinde tohumlar
Aklımı alan o kokun yenilenir
Başka bir umutla geleni bekler
Kendini ona saklar
gece yarısı tehlikeli düşünceler
İçinde bir yangın başlar söndüremezsin,
Hızlanan kalbini ve soluk alışverişini Dindiremezsin!
Aklına gelir gelmez şiirlerim
Diken diken olur bütün tüylerin
Biliyor musun sevgilim?
Gözlerinde ve dudaklarında,
Ellerinde, saçında
Hatta bacaklarında ve arasında
Belkide bendim beklediğin…
uygar çataltaş



