öyküyayınlar

farklı bir gün – çağrı inam

Farklı Bir Gün

Gözlerini açtığı güne merhaba demeyi bırakalı yıllar olmuştu. Artık gözlerini açtığında yaptığı ilk şey sigara yakmaktı. Bırakmayı defalarca denese de başarılı olamayınca kaderine razı geldiğine kendini inandırmıştı. Kaderin öyle çalışmadığını bilmesine rağmen.

Yine her sabah yaptığı gibi kafasını yastıktan kaldırmadan artık refleks haline gelmiş hareketlerle sigarasına uzandı, çakmağını buldu ve sigarayı yaktı. Bu kadar düzenli bir adam olarak bağımlılıkları olmasına anlam veremeyecek kadar doluydu kafası.

Aklından ilk geçen düşünce, maaşı başta olmak üzere birçok sıkıntıları olduğunu düşündüğü işi oldu. Düşündükçe sigarasından daha derin nefesler aldığını fark ettiğinde zihnini başka bir şeyler düşünmek için zorladı. Zihninde bir anda beliren ev sahibi ile yataktan sıçrarcasına kalktı. Evde sürekli yüksek sesle müzik dinlediğini söyleyen o yaşlı kız kurusu alt komşu yüzünden ettikleri kavgayı bir daha yaşadı. Ay sonuna kadar evden çıkmasını söyleyen ve sonra da çarptığı dış kapının arkasında kaybolan ev sahibine aklına gelen tüm küfürleri ederek yataktan kalktı. Çekmecesinden temiz iç çamaşırı alıp banyoya doğru yol aldı.

Kahvaltısını ederken kafasını susturması için açtığı diziye konsantre olmaya çalıştı. Normalde katilleri daha bölümün ilk 10 dakikasında anlayabilirken şimdi kimin ne zaman nasıl öldüğünü bile bilmeden sadece ekrana bakıyor ve yeni bir eve taşınmanın maliyetini ağzındaki lokmayı yirminci kere çiğnerken hesaplamaya çalışıyordu. Ne yaparsa yapsın yeni bir eve taşınmak yeni bir borç demekti ve eski borçlarını henüz bitirdiğinde aklında beliren küçük hayaller -her ayın başında yatan kuş kadar maaş ile büyük hayaller kurmak mümkün değildi- ona, en azından birkaç ay daha uzaktan el sallıyordu.

Akşamları arkadaşının kafesinde barista olarak çalışmayı geçirdi önce aklından. Sonra arkadaşının arkadaşı olarak kalmasını istediğini fark etti. Patron olarak ona çok da hayranlık duymuyordu. Bir an için taksiye çıkmayı düşündü ama aklına evli ve dört çocuklu bir polis memuru olmadığı geldi. Babasından ya da annesinden borç istemeyi de düşündü ancak yıllar boyu onun boş hayalleri ile ilgilenen ebeveynlerinin kapısını para için çalmayı gururuna yediremedi. Kardeşine de gidemezdi. Hayatının neredeyse yarısını kendisi gibi bir gençlik yaşamaması için harcamışken hayal ettiği hayata adım atmış genç adamın parasını alamazdı. Hem daha yeni bir araba almıştı muhtemelen parası da yoktu.

Çiğnemekten ağzına sığmayacak kadar büyüyen son lokmasını da yuttuktan sonra sofradan kalktı. Bulaşıkları yıkarken yaktığı sigara küllükte kendi kendine yanıp bittiğinde son parçayı da bulaşıklığa koydu. Saatin farkına vardığında otobüsü kaçırdığını anladı. Ev sahibine küfürler ederek giyinmeye gitti. Hızlıca hazırlandı ve kapıdan çıkarken taksi çağırdı. Cebinde kalan son nakit parayı da taksiye vereceğini düşünmeden koşarak merdivenlerden indi. Taksiye binerken hayatının nasıl değişeceğinin farkında değildi.

çağrı inam

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu