artemis – berat yılmaz

okumayı yazmayı öğrendi bekçileri
gecenin, sabah ezanı okunurken
alargada cehennem tantanası
gayet meşruydu günün intiharı
bir şef olsa, tadına bakardı
sıcak asfaltlar yumruğuma döküldü
hangi okulu okuyup
da öyle cehennem büyüdü
huyumdur severim geceleyinleri
geceleyinden çıkıp gelenleri
içimden kadıköyü yürüyüşleri
üsküdardaki tek açık tekeli
bir tanrıçayı yani artemisi
geceyi temizleyen pislikleri
kurulu bir sınavdan geçirdim
kalanların kurşuna dizildiği
bir genç köpeğin yaşama ihtimaliydi
ben gece sokaklarında gayet külhani
kim içindi, kim içinse değdi mi
kuru temizleme geç açar dükkanı mesela
mesela önce kadınlar uyanır sonra bekçiler
ancak uyanırım gökyüzüne yakışan
gözleri görünce ben
tanıdık, ancak yeri olmayan palmiyenin
yapraklarını severim, alaca
bir rüzgarı göğsümle yumuşatır
öyle zatureyi yerim, tatlı gelir
kerpiçhane parkı az ötede
binaların ortasında kuytu kalabalıklar
ve arabalar
her şey bu kadar
unutmadan cesetler ve soru işaretleri
asıl süsleyen geceyi
bir gecenin binlerce kez tasviri
bazen martılar pisleşir de öyle seslenir
korku gibi bir ses nasıl telaffuz etsem
nasıl edersem edeyim
kimse duymayacak zaten
kafamda bir bakkalın kepengi belirdi
önünden geçerken kamerasında da yüzüm
yüzüm bana sevdiğim kadınları özletti
çünkü saçlarımdan geriye ancak bir
korkuluk kaldı
ankarada, bir otelin terasında, siyah
benden başkaları da var, içeni sıçanı çok
kunduz var arada beliren bir de kirpileri
ama fareler ve kediler her gece sevişir
bize rağmen
arkadaki fırından yarım ağızlı sesler gelir
kaptan türk
mürettebat farklı kafalarda arabesk
!ey albatros denizi kaybetme!
kediler kaputlara resmederken öfkeyi
polis karakoluna girmek istedim bir gece
çok şarap içip
yakındı, sonra bir suçun ancak nasıl
suç
olacağını sorguladım
uyuyakaldım
şiir bir suçtu eskidenki gibi
topluma yedirmeden
hangi suç işlenir ki
t-13 araç elli iki
t-94 açık adres veriyorum selami ali
bulun beni
beni bu bulduğunuz yerden
söküp alın hadi
tam o sırada bir teneke kutu çarptı
gözüme, bir de seymen pastanesi nefret ettiğim
neden nefret edilir pastaneden
kolay gelsin beni vuracaksan
eczane açık git tentürdiyot kap gel şuradan
üstelik zaten aynalı kahveyi yıkmışlar camından
siktir et selami
dedim içimden
bana yaklaşan bir adam var ayakları komik
bıçak mı yemiş yoksa derdi başka mı
çocuk şube tarafından iniyor bayırı
adını hep yanlış söylediğim bir emlakçı
dünya gibi bir yer belki memleket
adıyaman kahta ilçesi ortanca bağlar ve çevre köyleri
bir ihtiyarın son şiiri
bir cenaze mevsimi
üçyüzelliüçüncü bina yani elli altı
yanda eski konak adı elli dört
hani şu ısrarla yanında can kebap olan
bunları size niye anlatıyorum biliyor musunuz
bu gece birkaç plak kırdım
telini değil, direkt birkaç plak kırdım
annemi aradım,
bu şehrin harareti beni hasta etti
sonunda kafamda bir cehennem var etti
çünkü boş taksilerden biri
ezdi cesedimi
şehir çöp kokmaya başladı
belediyeden anons
suat’ı yıkmışlar
ilk defa korktum
bir polis geçti
polisten önce salavatla biri
beyaz sakallı ve epeyde iri
ihtiyarın teki
neyse
vakit hayli geçti
bir intiharın merasimiydi
yaşandı ve bitti
üsküdar / selami ali / volta / saat bilmem kaçta / gecenin / içinde gece / son anına / dört otuz iki / on iki aralık yirmi üç /
berat yılmaz



