ahmet erbaş – ses/siz

Ses/Siz
Diktatör devrilirken kurulan masada kaldırılan kadehin
son düzlükte sallanırken damlayan anasonundan işitilendir:
/Tik tak
sosyal demokrat
beni rahat bırak/
Küçük bir taş da bulandırabilir suyu
ya da şöyle düşünelim kelebekte tsunami teorisi
bir fırıldak döngüdür kucaktan kucağa
fırlatıldığın rahimden toprağa
genelde her kavram kadar uğramıştır
Türkiyede anlamsızlığa
Veyahut kalkan kadehlerin zihinde oluşturduğu ses
(burada edatların ne iş var tek başına bir halta yaramayan)
sadece tok bir tıktan ibaret değildir arkeologlar iyi bilir
belki birazda şairler irinli ten gibi iğretidir
Sokak görmemiş göz iç cep görmemiş kutu bira
sloganlara işememiş çük kadar gereksizdir
kuytusunda cebelleşen kelimelerin sessizliği
Bir yerden bir yere ışık hızında
ya da bir sinemanın en karanlık anında
/takıntılıyım diyorum kızım sese/
iman denir iki dudağın birbirine sürdüğü küfre
sen salgın bir yara olarak anımsa
Sesi ve sessizliği
ahmet erbaş



