deneme/poetikayayınlar

yakın zaman düşünleri – 1/ s.o.s yoloji – köksal erdenoğlu


yakın zaman düşünleri

s.o.s.yoloji

(bu bir kitap adı olabilir))

iş burada kalsa iyi, bunu örten devasa birkaç sorunu var insanlığın,

7. büyük tür yıkımının faili olmak, biyoçeşitliliğin özellikle monokültür yüzünden azalması, aşırı nüfus ve büyük bir felaketle sonuçlanabilecek iklim krizi.. insani meseleler, toplumsal meseleler, toplumun kavalyesi devletle beraber bizzat sorun haline dönüştüğü bu meseleler elbette önemsiz değildir ancak bir hiyerarşi var bu sorunlar arasında, kişisel meseleler de en son gelir.. biz ise genelde bunun tersi olarak algılarız sorunları.. ama idrak edebilen canlılar olarak bunun ters-yüz edilmesi gerekir..

otomobillerden bahsediyorum bazen.. buna ilişkin bir hikaye anlatayım, 2011 yılıydı, beş buçuk yıl süren bir karasevdadan kurtulmuştum ve birini seviyordum, kudretli bir ruha gebe, bir dansı tek provada çıkaran bir dans dehasıydı, bunu da 6 yaşından itibaren disiplinli bir çalışmaya borçluydu.. ona beş serisi beyaz bir b.m.w. almak gibi bir hayalim vardı, çok güzel 5 serisi bir b.m.w çıkmıştı, neticede ben de çocukluğunda küçük arabalara hayran, bibip sakızından çıkan araba resimlerini bayıla bayıla biriktiren bir çocuktum.. gerçi tüketim toplumuyla ilgili 2010’dan önce yazdığım yazılar vardı ama karasevdadan sonra kendimi toparlayıp bir etrafa bakınmam bir kaç ayımı aldı, amcamdaydım, bir küçük araba vardı, beş serisi beyaz 1950 model bir b.m.w; onu görünce ilk kez dank etti durum, amcamdan istedim, alabilirsin oğlum dedi ve onu yolladım, bir otomobil aldığında onu bir milyarla çarp, otuz yıl içinde iki milyar olacağı söyleniyor.. sorunlu bir durum.. kendini taşımak için kendinin 20 katı ağırlıkta bir şey taşıman.. sorunlu bir durum..

2013’ün, gezinin tüm bireysel özgürlüğe atıf yapan rüzgârına karşı 2014’te sorunun bir uygarlık krizi olduğunu anladım.. üstelik neredeyse başedilemez bir durumdaydı ve buna verilen tepki tam tersi yönde neoliberalizmin -başka sözcük bulamıyorum- zaferiyle sonuçlandı..

fenomenler aşırı fenomenlere dönüştü.. süper gerçek hiper gerçek oldu.. teknoloji baştan çıktı.. ‘’ulak’’ adlı belgeselde insanın doğadan uzaklaştığı için hastalandığını söylüyor, güzel bir abimiz ama bu doğru değil, mesela bir woody allen tüm takıntılarına rağmen metropolde yaşamayı doğada yaşamaya tercih eder..

lakin o metropol kültürleri megapole döndü.. buna geçmodernlik de diyebiliriz, bir bakıma post modern durum da.. yani ana karnına dönme sendromu deniyor da mesela modern bir dönemde yaşamış olan, itibarlı bir tüccar olan dedem ya da köylü olan ama ağa denilen, sosyalist ahmet denilen öbür dedemin hiç böyle sorunları olmadı.. biz şimdi aşırı basınç yüzünden tepki veriyoruz.. tutanabileceğimiz tutarlı, bütünlüklü düşüncelerden yoksunuz, hayatlarımız gibi benliğimiz ve dimağımız da paramparça (21st century schizoidman).. sorumluluk almaya kalksak kaldıramayacağımız sorunlar olduğu için, vicdanın yükü sınırsız olabileceği için böyle tepkiler veriyoruz..

insani meseleler de az buz değil, afganistan, ırak, suriye, sudan, yemen, kongo, libya, doğu türkistan, pakistan, hindistan, ukrayna, filistin.. son olarak bizi de yakından ilgilendiren kürd sorunu.. a.b.d., israil, rusya, çin, katar, türkiye de sorunlu bir kategoride.. sınıflı toplumlar, eril militarizm, gösteri toplumu, çalışma toplumu, sorun yaratmamak yerine sorun çıktığında çözmeye odaklanan, ancak nedenlerine etki edemediğimiz sonuçların yığıldığı palyatif toplum..

buna mukabil güney koreden yayılan teknoloji budalası simulasyon kültürü.. öyle olma ama öyle görün.. böyle bir şansın var.. tunus caddesi’nde hınca hınç doluydu kore restoranı.. ıyy, yenir mi hiç bilmediğin şeyler.. senin yerel bir damağın var.. veganlık, vejetaryenlık için de geçerlidir bu uyarı, sen burada yaşıyorsan kuru fasulye-pilav yiyeceksin, bir hipermarketten aldığın, dünyanın öbür ucundan gelen besinleri değil..

neyse bu uygarlığın batmış bir maliyeti var.. hadi bazılarımız bunu 10-20 yıldır dillendiriyoruz, (john zerzan gibi daha erken örnekleri de var) ama artık bu sorunların bilince çıkarılması gerekiyor ki bu gerçekleşiyor zaten.. modern toplum da geçmodern aşamaya gelene kadar kendi ikircikli durumunu görmekten acizdi.. bu lanet bize nasip oldu..

Tanrı yardımcımız olsun, amin.

köksal erdenoğlu

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu