pimi çıkmayan saatle adam dövmek ve fosilleşen kehribarlar – merve kızılkaya

Kolay değil öyle
Pimi çıkmayan saatle adam dövmek
Yine kolay değil
İçindeki karanlığı ortaya çıkartmak
Sadece devlere nasip olur bunlar
Böyle görünsün her zaman
Devlerin gerçek nasipleri
Binlerce yıllık tarihle
Ellerini ve boynunu süslemiş
Kehribarları çıkabilmiş yerin altından ama
O çıkamamış
Yine söylüyorum..
İçin için çıktığını söylese de
Ya da dokunsa da
Hiçbir şeysizliğiyle herkese,
Ellerini ve boynunu süsleyen kehribarlar
Yer altında olduğunu gizleyemiyor
Sokağın sahibi olmanın hakkını vermektir bu
Böyle görünsün her zaman
Sokağın gerçek sahipleri
Ruh girince devin bedenine
Önce ellerine bakar
Sonra saatine
Çaktı bir sille eşkıyanın ensesine
Adam döveceksen
Bileğine pimi çıkmayan saatini takmalısın
Yoksa çıkar saat kadranından
Bunu böyle bilsin tüm kabadayılar
Hoyratça kaybettiği kendini bulmak için
Masumiyetine geri dönmeyi diledi
Fakat göz bir kere kan gördüğünde
Bir daha eskisi gibi bakamaz
Bunu böyle bilsin tüm haydutlar
Devlerin elleri
Tarttığı olayları,
En hassas teraziden daha adil ölçer
Daha şiddetlisini de yapardı o
Blues dinlemeye de başlamış
Hep blues dinlesin tezgahındaki kehribarlar
Et gidince kemik kalacağız
Sonra hırsız polis oynayacağız
Aslında bir hırsız olduğumu fark edebilmesi için
Daha ne kadar anlatabilirim kendimi
Bir heykel
Neden ilgisini çeker bir hırsızın?
Çünkü bilir içinde mücevher saklandığının
Reçine ve sülfürik asit,
Adamın ciğerini bilir
Bi beni bilemedi
Ters köşe böyle yapılır
Bunu böyle bilsin bütün kalpazanlar
Henüz kendi çocukken,
Kucağında bebeğiyle bekleyen kadınları da gördü
Oturmuş dizlerini döven anneleri de
Kardeşini doğuran kızları da gördü
Tuvalette ölen evsizleri de
Hani cellatlar kör ve sağırlardan seçilirdi
Kim için duydu
Kim için gördü onları?
Kim için öldü
Kim için öldürüldü onlar?
Bu soruyu sorsun kendine bütün kameramanlar
Artık konuşmanın vakti geldi
Bazı insanlar dünyaya görevli olarak gelir
Sokağın başına bakıp bakıp
Biri geliyor mu diye baktığımı
Ve neden baktığımı
Bir tek “o” bilir
Bunu böyle bilsin tüm kahinler
Yaşadığın her şey fosilleşmiş
Ve boynundaki kehribarların içine yerleşmiş
Sen tadını çıkaramadığım
Egzotik bir meyve gibisin
Gözlerimdeki vebayı silmeliyim
Sakın aşağıya bakma
Sana bakmak isteyen yukarı baksın
Ama sen aşağıya bakma
Bunu böyle bilsin tüm cüceler



