
meryem senfonisi II
I.
senin talibin çoktur, yok böyle bir endam
göğün bakılası var, ben: en esaslı taleben
parmaklar esmer ciğerler katran
her şey bir aşkla yavaşlar meryem
takip etmekten yorgun solungaçta ağrı
bukelemunlar bu sabah çok geç kalktı
sürreal güncellendi kayıtta reset
seni sevme iklimi erken cemre döktü
baharı araladım içim dışım kış
meryem fazla ileri sardı bu yaş
göz kapaklarım durgun göz bebeklerim ölü
sana sığınıp sende bıraktım kontrolü
mahcup olduğum güç göbek bağından kalan yük
mecbur olduğum piç beni reddetmende isyan
ağaçlar bahara yaktı sigarasını ve hâlâ seni öpmedim
nasır tutan raplerde nesil kaygısı güttüm
damarın altı tutuştu, çelik esnedi kararınca
gel gör bu ne hâl ve bir bak nasıl eyyam
her şey çözülecek ve her elem merhem sana varınca
sürü tanımıyor koyun küçükbaşlarım hüsran
II.
etimolojiye heves ettiydim meryem
son anda teğet geçip ket vurdu ideolojim
ezelden deliydim yabancılaşmam bayram
seni alsa yanına tamamlanacak resmim
içip güzelleşmek istedim birçok an
içip güzelleştim birçok an
içip güzeli birçok an
içip de meryem
bir de seni içsem,
içmelere doyamam…
beklenen aybaşı, arttırılmayan emek
sırtlan payı prim, tekâmül regl
senin çatlayan dudakların derneksiz düğün
bir de yok olsa israil, ya rabbi şükür!
uyaranları yaran bir bent
yumuşamayı sorgulatan ünsüz
kıblesi satürn kavis
avurtla avunan avuç,
boşlukta hepsi ve hiçbiri değil mühim
pokemonlarım hasta meryem ben seni seçtim
adımda kanunsuz soyad
elimde usulsüz evraklar
biçimde ikna olmaz terzi
akabinde provokasyon izi
sadece değil ama hepsi
bekliyorum meryem’in öpeceği vakti
o vakit ki zenon paradoksunun zaman limit çıkmazı
öyle ki vadedilen toprakların boşa gitmesi
katedilen yollar haram
içlenilen eylem eytişim
firavundan kalan harem
benim musa’m meryem.
III.
ah ben böyle değilim
aslında hiç de olmadım
gökyüzünü iyi bilirim
ama ona dokunmadım
meryem seni düşünmek
en olmazda olur
sen yokken sevinmek
kalbi karartan kahır
ah bana bu görünen
ne zâhir ne bâtın
meryem sesinden esen
bulunmaz bir hatun
meryem seni boylamak
derinleri ıraksar
hazırlıksız soyunmak
serin ve mazhar
çile çeker geçmişim
gelecek hep amorti
neyler sensiz im
yere sürten kaporta
ah bu nazlı duvarlar
kur farkı yeni sömürge
kâh bir yoksun bir var
topluma sert omurga
fena oldu gelmedi
boynu büktü eğmedi
meryem senden örüldü
de yıkıldı duvarlar
çarmıhımı boyladım
akvaryumu yemledim
her öksüz her yetim
için seni istedim
ağardı gün civarda
bozardı ten ayazda
bilmem kaç niyazda
mucizeler bekledim
nal çukura saplanmış
olan akıl mıhlanmış
durduk yere sızlanmış
saçıp kanı alladım
vur bu kula çengi çok
ver odunu bengi tok
var demimde menzil ok
meryem seni eyledim.
yiğit ergün
/gemlik



